Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
hapislik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Hapiste bulunma durumu veya süresi

Örnek:

1. Hapisliği sıkıntılı geçti.

1. Hapisliği sıkıntılı geçti.


haploit
Anlamı:

1. isim , isim , biyoloji , biyoloji , isim , isim , biyoloji , biyoloji , Olgun bir üreme hücresinde bulunan kromozom takımı


Lisan : Fransızca haploïde

Telaffuz : l ince okunur

haploloji
Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Orta hece düşmesi


Lisan : Fransızca haplologie

Telaffuz : l'ler ince okunur

happy hour
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , 343 indirim saatleri


Lisan : İngilizce happy hour

hapsedebilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Hapsedebilmek işi


hapsedebilmek fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Hapsetme ihtimali veya imkânı bulunmak

2. Hapsetmeye gücü yetmek


Lisan : Arapça ḥabs + Türkçe edebilmek

Telaffuz : ha'psedebilmek

hapsediliş
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Hapsedilme işi


hapsedilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Hapsedilmek işi


hapsedilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Hapsetme işi yapılmak


Telaffuz : ha'psedilmek

hapsediş
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Hapsetme işi


hapsetme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Hapsetmek işi


hapsetmek fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Bir suçluyu hapishaneye koymak

2. Bir yere kapatıp salıvermemek

Örnek:

1. Kediyi odaya hapsetti.

1. Kediyi odaya hapsetti.

3. Engellemek, sınırlamak

4. mecaz , mecaz , -de , -de , mecaz , mecaz , -de , -de , Bir kimseyi veya bir şeyi boşu boşuna tutmak, alıkoymak

Örnek:

1. Gelirim diye beni akşama kadar burada hapsetti.

1. Gelirim diye beni akşama kadar burada hapsetti.


Lisan : Arapça ḥabs + Türkçe etmek

Telaffuz : ha'psetmek

hapsettirme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Hapsettirmek işi


hapsettirmek fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Hapsedilmesine yol açmak


Telaffuz : ha'psettirmek

hapşırabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Aksırabilme


hapşırabilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Aksırabilmek


hapşırık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Aksırık


hapşırıklı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Aksırıklı


hapşırıverme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Aksırıverme


hapşırıvermek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Aksırıvermek


Telaffuz : hapşırı'vermek

hapşırma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Aksırma


hapşırmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Aksırmak

Örnek:

1. Aksi gibi benim hiç durmadan esneyeceğim geliyor, hapşırmak istiyordum.

1. Aksi gibi benim hiç durmadan esneyeceğim geliyor, hapşırmak istiyordum.


hapşırtabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Aksırtabilme


hapşırtabilmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Aksırtabilmek


hapşırtma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Aksırtma